← Blog

Alem'in En İyileri'nin tepesi bile kalabalığa karışmış

Tekin Kara · Klasik müzik editörü · 22 Eylül 2026 · 3 dk okuma

Alem'in En İyileri diye bir program var karşımızda. Adı bizzat bir iddia: en iyiler. Üstelik alem diyorsak, koca bir dünyanın en iyilerinden söz ediyoruz demektir. Bir liste programı adını koyarken risk alır; ölçü kaçarsa gülünç olur, ölçü tutarsa sözüne güvenilir. Böyle listelerde hep bir hükümdar ararız; herkesin üstünde duran, haftalarca yerinden kımıldamayan bir şarkı, bir isim. Açıkçası ben de arşive öyle bir şey aramaya girdim. Bulamadım. Ve bulamamak, fark ettim ki asıl haber.

Rakamlar arşivimizde şöyle görünüyor: otuz güne yayılmış 555 çalma kaydı, üç yayın. Listenin tepesinde REYNMEN var, tam 15 kez. İlk bakışta cömert gibi durabilir. Ama o 555 kaydın içinde 15, kalabalık bir salondan yükselen tek bir ses değil; daha çok o kalabalığın içinde el sallayan biri. Hemen altında MELA BEDEL 13, BLOK3 13. GÜLŞEN 12. TARKAN 11. Sayıları böyle dizince yazı da liste gibi oldu, farkındayım. Asıl anlatmak istediğimse bu dizinin ne kadar dar olduğu.

Zirve, tahttan çok sıra arkası

Pop listelerinin tepesi çoğu zaman bir gösteridir. Bir şarkı patlar, liste onun çevresinde döner, geri kalan her şey ona benzemeye çalışır. Burada manzara başka. REYNMEN'in 15'i ile TARKAN'ın 11'i, ödülleri bölüşmüş bir takımın klasman tablosu gibi duruyor. Kimse kopmuyor. Kimse kaçmıyor. Zirvenin sesi bile kısık. Bana kalırsa bu programın asıl karakteri de tam bu: birinciliği bile abartmamak.

İkinciliğin paylaşılması ayrı bir mesele. MELA BEDEL ile BLOK3, 13'er çalmayla aynı basamağa basmışlar. Böyle eşitlikler listecilikte çoğu kez kısa ömürlüdür; biri öne geçer, öbürü hemen yetişir. Burada öyle bir müdahale yok, rakamlar yan yana duruyor. Bir düellodan çok ortak imzalı bir evrak gibi. Paylaşılan basamak, paylaşılan dikkat demek; dinleyici ikisine de aynı kapıyı açmış görünüyor. Üstünde fazla düşünmeyeyim dedim, düşünmeden edemedim.

Klasik müzik tarafından bakınca tuhaf bir akrabalık kuruyorum bu tabloyla. Bizim dünyada da en çok çalınanlar defterleri vardır; yıllar geçer, aynı besteciler aynı dar bantta dizilir durur. Zirve orada da az farkla kurulur; baskın repertuvar değil, tekrar eden ittifak kazanır. Şimdi TARKAN'ın REYNMEN'le hemen hemen aynı sıkışıklıkta durduğunu görmek, bu listenin kuşak da tanımadığını düşündürtüyor. Bu eşitliği dinleyicinin iştahının herkese yettiği bir bereket saymalı mıyım, yoksa listenin kimseden yana tavır koymaması mı? Burada emin değilim.

GÜLŞEN'in 12'si ise başka bir mahallede duruyor. Listenin tam ortası; ne tepenin parlaklığı ne tabanın gürültüsü üzerinde. Sadece düzenli, sadece orada. Bu tür duruşlar listelerin en zor okunanlarıdır, çünkü hikâye vaat etmezler. Klasik dinleyicisinin yakından bildiği bir duruştur bu. Ama bence dosyanın en dürüst satırı da onlar.

Üç yayın, 555 kayıt. Bu yoğunluk da üstünde durulacak şey. Program takvimde seyrek görünüyor; arşive bıraktığı izse geniş ve akışkan. Üç yayına yayılan bu kadar çok kayıt, yayınların kalabalık geçtiğini düşündürtüyor; arşivimizden okuduğum kadarıyla akış hiç seyrelmiyor. Bir seçki yapmaktan çok, akan bir şeyin kıyısında durup ne geçtiyse not almak gibi. MELA BEDEL'in 13'ü, BLOK3'ün 13'ü bu defterin satır araları. Satır araları da çoğu zaman başlıklardan çok şey söyler.

Belki de en iyiler lafına takılırken yanılgıya düşüyoruz. Böyle bir isim kesin hükümler vaat eder; rakamlarsa daha mütevazı bir şey fısıldıyor. Liste bir yargı değil, fotoğraf. Ve bu fotoğrafta kimsenin yüzü ötekinden belirgin biçimde büyük değil. Alem'in En İyileri, alemin en iyisini ilan etmekten çok alemin kendisini kaydetmiş gibi. Boş kalan taht da bir şey anlatır çünkü.

Ben yine de uğrarım bu tarafa. O boş tahta kimin oturacağını, ya da kimin oturmayacağını merak etmekten kendimi alamıyorum.

Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.

İlgili program arşivleri

Diğer yazılar