Arşivde Bu Hafta Hadise ama Zirve Yine Sezen Aksu'nun
Rasim Cemal Tokluk · Arşiv ve veri anlatıcısı · 19 Ekim 2026 · 5 dk okuma
Bu haftanın konuğu Hadise denildi; kayıtları açtım, kahveyi koydum, oturdum. Bu köşenin düzeni belli: arşiv ne diyorsa o, ben sadece anlatırım. Ve arşiv, bu tür işlerde nazik davranmaz. Siz ona tek bir isim götürürsünüz, o size haftanın bütün fotoğrafını uzatır. Uzattı da. Fotoğrafın ön planında, haşmetli duruşuyla tek bir bilgi var: haftanın en çok çalınan ismi Sezen Aksu, tam 252 kez. Hadise listede, evet. Ama listenin son basamağında, 147 ile. Konuğu sorduk, ev sahibi cevapladı. Arşivin cilvesi bu.
Önce manzarayı büyütelim, sonra daraltırız. 7 günde 22334 çalma kaydı düşmüş defterlere; bu kayıtlar 5045 farklı sanatçıya dağılmış. Sayı böyle söylenince kuruyor, biliyorum; o yüzden şöyle diyelim. Arşiv bir deniz; kıyısı yok, dibi yok. Bu denizde çoğu isim tek damla olmaktan öteye geçemiyor; kimisi bir dalga olup kıyıya vuruyor, kimisi kıyı boyunca hep aynı yerde kırınıyor. Radyo susmadıkça deniz de durmuyor. Haftanın listesi, işte o kıyıya vuranların en görünenleri. Listenin son basamağında durmak bile, 5045 kişilik bir kalabalığın en ön sırasına kurulmak demek. Son basamak deyip geçmeyin yani.
Bir de şu var: haftanın konuğu olmak, haftanın zirvesi olmak demek değil. Bunu arşiv her seferinde hatırlatıyor. Konuk dediğimiz isim, o hafta kamerayı kendisine çevirmemiz için seçtiğimiz isim; zirve ise sayıların kendi tercihi. Kamera bu köşede bizde, tercih arşivde. Hadise seçildi, Sezen Aksu sayıldı. Konukla zirve aynı fotoğrafın içinde; ama fotoğrafa farklı cephelerden giriyorlar. Bazen köşeyi asıl ilginç kılan, tam da bu çakışma oluyor. Ben bu çakışmayı sevmişimdir; havada kalan bir vaatle başlayan haftalar, en dürüst tablolarla bitiyor.
Şimdi tepedeki sayılara bakalım. Sezen Aksu 252. Tarkan 232. Blok3 229. Yan yana koyunca ne görüyoruz? Üst sıralar o kadar sıkışık ki aralarına yerine göre nefes sığmıyor. Zirve, ucuz bir zafer havası taşımıyor; kalabalık bir podyuma benziyor. Aşağı indikçe merdiven gevşiyor: Mela Bedel 191. Ajda Pekkan 180. Hadise 147. Sayılar alçaldıkça inceliyor; listenin son ismi, kapıyı çalmış ve içeri alınmış ama salona henüz karışmamış davetliye benziyor. Davetli diyorum, misafir değil; çünkü bu listeye giren herkes haftanın içinde yaşıyor, kapıda beklemiyor.
Podyum kalabalık, eşik sessiz
Sezen Aksu'nun 252'si dışarıdan bakınca rakipsiz bir zirve gibi duruyor. Değil aslında. Tarkan'ın 232'si hemen dibinde, Blok3'ün 229'u onun da dibinde. Bu kadar bitişik bir tepe, ezber bozan bir ayrıntı; zirve dediğimizde tek bir ismin tek başına dolaştığını varsayarız, arşiv ise kalabalık bir tablo uzatıyor. Blok3, Sezen Aksu ve Tarkan'la aynı hizada duruyor; bu bitişiklik, tepe sıralarının ne hareketli bir hafta geçirdiğini gösteriyor. Sayılar üst üste binince güven de artıyor; bu sıralama tesadüfe benzemiyor. Zirve yarışı diye bir şey varsa, bu hafta bitmek bilmiyor.
Hadise'ye gelince. 147 çalma, 7 günün toplamı. Bu sayının ayrı okumaları var. Okumalardan biri: zirve yarışının gürültüsüne katılmadan kendi ritmini tutan, kendine yeten bir varlık sesi. Öbürü: ışık yukarı kaymış, o hep aynı yerde duruyor. Burada emin değilim. Arşiv sayar, yorum yapmaz; saymakla yorumlamak arasındaki mesafe kimi zaman bir cümle, kimi zaman bir bütün köşe yazısı kadardır. Ben yine de deneyeceğim. Çünkü 147 gibi bir sayı insanı konuşturuyor; sade görünür, ucu dışarıda. Düşünün: aynı listede 252 de var, 147 de. Biri bağıra bağıra, öbürü usulca; ama her kayıt aynı deftere geçiyor.
Açıkçası ben 147'yi odanın sesi türünden okumaya meyilliyim. Kimi sesler olaydır; gelir, konuşulur, geçer gider. Kimi sesler ise odaya yerleşir; fark etmezsiniz bile, ama çekilsin, eksikliği duyulur. Hadise'nin bu haftaki hali bana odaya yerleşmiş türden görünüyor. Listede en çok konuşulan isim değil, kabul. Ama listede; üstelik 5045 sanatçılı bir haftada listede olmak, başlı başına sessiz bir ısrar. Hem listede olmak ile listede kalmak ayrı şeylerdir; arşiv bu ince farkı zamanla gösterir, tek haftalık fotoğrafla değil.
Komşularına bakınca tablo netleşiyor. Ajda Pekkan 180 ile hemen üstte; Mela Bedel 191 ile onun da üstünde. Hadise'nin 147'si bu mahallede kapı komşusu sayılır; numaralar aşağı doğru inceliyor ama mahalle aynı mahalle. Aynı semtte oturmak, kimi zaman zirveye komşu olmaktır. Ben bu tür listelerde sıralamadan çok bitişikliğe bakarım; kim kimin yanında duruyorsa, haftanın havası orada saklıdır. Bu haftanın havasında Sezen Aksu ağırlığı var; yanında Tarkan esintisi, bir adım altında Blok3 telaşı. Eşikte ise sakin bir duruş.
Bu arada bir itiraf: listeye baktığımda gözüm önce zirveye gitti, Hadise'yi en sonda buldum. Sonra durdum. Bir ismin listede en sonda olması, onu en az konuşulan yapan şey mi? Belki de en çok kanıtlanandır; çünkü listedeki yerini kimseye borçlu değil, yalnızca çalınan kayıtlara. Arşivde itibar yoktur, kayıt vardır. Kayıt da 147 kez demişse, tartışma biter.
Sayılar hangi raflarda birikiyor
Peki bu sayılar nereden geliyor, hangi kayıtlarda yoğunlaşıyor? Arşivimizde şöyle görünüyor: haftanın çalma kayıtları özellikle Müzik Show ve Radyoda Yeni Gün ciltlerinde sıklaşıyor. Hadise'nin 147'sinin bu raflara nasıl dağıldığı ayrı bir kurcalama konusu; bugünlük fotoğrafın bütününü vermekle yetinelim. Raf diye ısrar ediyorum, çünkü arşiv bana hep uzun koridorların ucundaki sıra sıra ciltler gibi geliyor. Her programın kendi kalınlığı, kendi havası var. Kimi cildi açınca içeriden müzik dökülüyor. Belki bir gün o dağılımı da yazarız; arşivin sabrı boldur.
Beni asıl düşündüren, listenin dışında kalan taraf. 5045 farklı sanatçı, 22334 çalma. Demek ki hafta, bu listeye sığmayan koca bir kalabalıkla geçti. Çoğu isim listenin uzağında, kendi hızında döndü durdu; kayıtlar onları da saydı, biz bugün konuşmadık sadece. Arşivin en güzel tarafı bu: kimseyi geri çevirmiyor. Bugünün listesi, denizin yüzeyindeki köpükten ibaret; dibi ise 5045 isimle kaynıyor. Bugün eşikte duran, gelecek hafta fotoğrafın tam ortasına düşebilir. Ya da tersi. Sayılar sabit; yorumlar gezen şeyler.
Gelecek hafta çerçeve değişecek, bu da şimdiden belli. Sezen Aksu'nun 252'si geçilmesi gereken seviye olarak duvarda asılı duruyor; Tarkan'ın 232'si ve Blok3'ün 229'u hemen orada, basamak ayarlamış bekliyor. Bana kalırsa asıl izlenecek isim Hadise. Çünkü listede olmanın en sakin hâli onda; zirveye koşmuyor görünüp 147 kez kendini hatırlatmak, herkesin harcı değil. Bazı isimler listede parlar; bazıları listede kalır. Parlamak anı, kalmak uzun hikâyeyi ilgilendirir. Arşiv saymaya devam ediyor. Biz de gelecek hafta yine açarız kayıtları; kahve de tazelenmiş olur. Bakalım eşikte bu kez kim duruyor.
Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.
İlgili program arşivleri
Diğer yazılar