Klasik editörün cetvelinde Hande Yener
Tekin Kara · Klasik müzik editörü · 19 Eylül 2026 · 3 dk okuma
Bir klasik editörün pop cetveli
Bana her sabah çalma cetveli gelir. Yıllardır gözüm repertuvarın klasik tarafında büyümüş; ellere, orkestrasyon notlarına, dönem ayrımlarına alışmış bir editörüm, pop tarafına hep uzaktan bakmışımdır, ses etmem. Bu kez cetveli açtım ve karşımda Hande Yener vardı. İlk sezgi tanıdık: bir yerlerde karışıklık olmuş, klasik yayın yapan bir evin arşivine nasıl sığdı? Sonra toplamı gördüm. 218 çalma. Karışıklık bu ölçekte barınamaz; veriyle tartışmak gerekiyor. Kapattım cetveli, kahvemi bitirdim; aklım sayılarda kaldı. Klasik tarafın editörü de bazen pop tarafın misafiri oluyormuş, bunu öğrendim.
Açıkçası asıl şaşırdığım yer toplam da değil. 218 çalmanın 82 farklı şarkıya yayılması... Bu, tek bir şarkıya bağlanmış heves değil; geniş bir katalogla kurulmuş, uzun soluklu bir ilişki. Barok repertuvar da böyle işler zaten: belli başlı eserler döner durur, aralarına az duyulmuş parçalar serpilir, dinleyen hiç bunu yokluk saymaz. Kanon dediğimiz şey, sık tekrarın suladığı topraktır. Bu toprakta ne ektiğinizden çok neyi sık ektiğiniz konuşulur; arşivin hafızası da tıpkı dinleyenin hafızası gibi, tekrar edeni saklar. Bu genişlik, hafızanın dağınık değil derli toplu çalıştığını gösteriyor. Arşivimizde şöyle görünüyor: benzer bir düzen pop tarafında da kurulmuş; üstelik dosya daha yeni olduğu hâlde epey sağlam duruyor.
Kayıtlar 5 Eylül 2026'da başlıyor. Genç bir dosya. Bu varlık üstelik üç programla sınırlı; aralarında liste tadında olanlar da var, Alemin En İyileri ya da Günün En İyileri gibi. Üç program, 218 çalma. Bana kalırsa buradaki yoğunluk tesadüf değil; birkaç yayın gününün, gün gün birbirini onaylaması. Hangi yayının hangi şarkıyı sahiplendiğini arşiv o kadarını açmıyor. Ama toplam kendi kendine konuşuyor. Yeni bir ismin arşive bu hızla yerleşmesi, benim kartoteksime yabancı bir durum; repertuvar alışkanlıkları yavaş değişir. Kim demiş ki hız kusur.
Zirvenin anlattığı
Yazıyı asıl yazdıran ayrıntı şu: BENDEN 1 TANE DAHA YOK, 16 kez. Ardından Bir Bela var, 8 çalmayla. Aradaki mesafe sıradan bir liste farkına benzemiyor; bu, bir tercihin iz bırakması. Radyoda bir nakaratın dile yerleşmesi, romantik bir eserin kanonlaşmasından bambaşka bir mekanizma değil. Tekrar, dinleyenin sevdiğine en dürüst cevabıdır. Ölçülü kalayım: her şarkı çalma sayısıyla anılmayı hak etmez; ama bu şarkı arşivimizde tam da öyle anılıyor, fark bu. 16 çalma, bu evde fısıltı değil cümle kuruyor; üstelik tekrarlandıkça anlamı eskiyen değil, pekişen bir cümle.
Şüpheci tarafım elbette ses çıkardı. Listelerin doğası gereği aynı isim döner; müzik yayınının eski huyudur, dönem ayırt etmez. Barok saraylarında da hangi eserin yeniden döneceğini beğeni belirlerdi diye kurcaladım; tekrar, hiçbir çağda utanılacak bir şey olmamış. Tekrarın kimisi merak, kimisi tembellikten doğar; ayırt etmek için alt kata bakmak gerekir. Sorun tekrarın kendisi değil, tekrarın neyi gizlediği.
İşte cetvelin cevabı burada saklı. Beni Sev 7 kezde; BU YÜZDEN ve Küs 6'şar kezde. Zirve listeyi tek başına taşımıyor, dağılımın tamamı bir seçicilik izliyor; bir şarkı, çevresi de seviyeliyse bu kadar öne çıkabiliyor. Burada emin değilim ama şu soruyu geçemedim: o 16 çalma dinleyicinin tercihi mi, programın kolaycılığı mı? Elimde kanıt yok. Yine de 82 şarkılık bir dağılımı kolaycılık diye savuşturmak, kendisi de kolaycılık olurdu. Katalog derinliği böyle yerlerde iş görür; geniş repertuvar, tembelliği görünür kılar.
Bir gözlem de başlıktan: BENDEN 1 TANE DAHA YOK, içinde sayı saklayan bir radyo cümlesi. Duyanın kafasında ayrılan, kalabalıkta ucuz kalmayan bir slogan. 16 çalmanın açıklaması belki de bu kelime ekonomisinde gizli; radyoculukta cümle kıymetlidir, boş saniye yok, göz teması yok, yalnızca ses ve hafıza var.
Ben kendi payıma direnmeyi bıraktım. Kartotekime döndüğümde elim yine eski dostlarıma uzanacak; orası değişmiyor. Ama cetvelde bir sanatçının 82 şarkıyla beklediğini bilerek döneceğim, bir de şunu: klasik taraf ile pop taraf, tekrarın iktisadında pekâlâ buluşabiliyormuş. Belki bir sabah yine açarım cetveli, bu kez tereddütsüz. Arşiv genişlemiş. Alışacağız.
Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.
İlgili program arşivleri
Diğer yazılar