Radyo ODTÜ'de çalma sayısı 1988'e çıktı ve bunun bir açıklaması olmalı
Safiye Özler · Çağdaş ve caz müzik analisti · 16 Eylül 2026 · 3 dk okuma
Önce sayı, sonra şüphe
Geçen hafta 846'ydı. Bu hafta 1988. Radyo ODTÜ arşivindeki haftalık çalma sayısını ilk görüşümde yıl sandım; 1988 öyle bir sayı ki insanın aklı takvimlere kayıyor. Ama yıl değil. Bir haftanın toplamı. Ve öyle bir toplam ki, geçen haftanın 846'sının üstüne oturmuş, ferahlamış, koltuğa kurulmuş. Sayılara böyle koltuk değeri biçmek ayıp belki. Ayıpsız da kalınmıyor.
Bu tür sıçramaları görünce yaz kafası hemen sevinir: radyo patlamış, herkes kulaklıkla geziyormuş! Bana kalırsa o kafayla aynı masaya oturmam. Rakam artışı hep aynı soruyu getirir: dünyada mı bir şey değişti, yoksa ölçen alet mi büyüdü? Bu veri cevap vermiyor. Ama düşündürüyor. Bence düşündürmesi, sevinmesi kadar değerli.
Aslında anlatması kolay bir hikâye olurdu: bir radyo, bir hafta, patlama. Köşe yazarı diye geçinen biri kalkar, radyo geri döndü diye yazardı. Ama arşiv defteri öyle davranmaz. Ne sevdiğinizi sorar ne niyetinizi; sayar sadece. Biz de sayının ardından gideriz, gerekçesini yolda uydururuz. Uydurmayacağım. Uydurmamak zorum.
Elimdeki malzeme şu: bu haftanın kaydına geçen programların isimleri, bir de arşivin toplam çalma sayıları. Parça bazında liste yok. Hangi şarkının kaç kez döndüğünü bilemem; oysa benim gibilerin en sevdiği kısım hep orasıdır, şu parça bu hafta inmedi demek. Bu hafta sayıyla ve isimle yetineceğiz; onlar da az malzeme değil, doğrusu.
İsimler bir günün haritası gibi
Program adlarını yan yana koyunca bir şey dikkatimi çekti. Bunlar bir yayın kuşağı değil, bir insanın günü. İkinci Alarm ile uyanıyorsunuz. ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları'nın Sunduğu Sabah Rutini ile ağır ağır kendinize geliyorsunuz; bu adı nefesi kesilmeden söyleyebilen herkese ayrı bir saygım var. Öğle Tatili'nde Su Üney devrede. Ofis Kaçkını'nda masadan izinsiz ayrılış. Güneş Gözlüğü ile sokağa çıkış. Bir günün beş durağı, kuşaklara bölünmüş. Yayın akışını bir gün planı gibi kuran zihniyeti merak ediyorum; tesadüfse bile güzel tesadüf.
Küçük bir ayrıntı daha: bu haftanın listesinde sunucu adını yanında taşıyan tek program Öğle Tatili. Su Üney'in adı orada, açıktan duruyor. Diğerleri yalnız isimlerle yetinmiş. Sunucu adı, programın yüzü gibi bir şey; kimisi saklamayı, kimisi söylemeyi sever. Ben söyleyenlerden yanayım, niyetim okunaklı olsun. Bunun bir önemi var mı? Emin olamadım. Ama listelerde imza gibi duran şeyler hep dikkatimi çeker.
Bu haritayı görünce 1988'e başka türlü bakmaya başladım. Belki de o sayı, gün boyu aynı frekansta kalan dinleyicilerin bıraktığı izdir. Alarmdan gözlüğe kadar radyoyu açık bırakan bir alışkanlık. Ofis Kaçkını ile Güneş Gözlüğü arasındaki o uzun öğleden sonranın listede sessizce durduğunu düşünüyorum. Kaçamak yapan birinin radyosu açık kalır; açık kalan radyo da sayı üretir. Ya da hiçbiri. Burada emin değilim.
Çünkü bir ihtimal daha var, en sıkıcı olanı: geçen hafta daha az saymış olabileceğimiz. Bu haftanın defterine beş program düşmüş; geçen haftanın defteri önümde değil. Sayılan program çokluğu arttıysa, 1988 bir diriliş değil, yeni açılmış bir sayım penceresi olabilir. Açıkçası bu ihtimalin ezici gelmesinden korkuyorum. Ama ters köşe olmaktan iyidir. Sevinç de ölçülü alınır, terazi de.
Öbür ihtimalde gerçekten dinleyici çoğalmıştır ve isimlerin payı büyüktür. Gününü anlatan bir yayın akışı, insanda sadakat yaratır; kulağınız nereye ait olduğunu hatırlar. Ofis Kaçkını diye program açan bir ekip, dinleyicisinin can sıkıntısını ciddiye alıyor demektir. O zaman 846'dan 1988'e giden yol bir istatistik değil, bir hikâye olur. Ben hikâye tarafını sevmek istiyorum. Sevmek istiyorum diyorum, çünkü kanıtım yok. Elimde sayılar var, bir de isimler.
Haftaya yine bu arşive bakarım. Sayı sustu mu, 1988'de mi kalır, yoksa yine yıl gibi mi durur — bilmiyorum. Bildiğim şu: bu hafta Radyo ODTÜ'nün defterinde 1988 yazıyor ve o defteri tutanlar isim koymada hiç boş durmamış. Güneş Gözlüğü'nü takın gidin. Rakamlar kamaştırıyor.
Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.
Diğer yazılar