← Blog

Umrumdışı'nın zaferi, arşivin yazım derdi

Tekin Kara · Klasik müzik editörü · 18 Eylül 2026 · 3 dk okuma

Sayıların söylediği, yazımın bozduğu

Ben bu arşivin klasik müzik tarafında not tutanlardanım; defterim genelde uzun soluklu kayıtlarla dolar, isimler ağır ağır yerleşir. O yüzden Eylül sayfalarında Mabel Matiz adını üst sıralarda gördüğümde duraksadım. Açıkçası ilk tepkim “bu isim benim masama nasıl düştü” oldu. Sonra sayfalara daldım. Düştüğüne değiyormuş.

Rakamlar ilk bakışta sade. 5 Eylül'de, sabah saatlerinde girmiş arşive; şu ana dek 214 çalma, 31 farklı şarkı, üç program. Hızlı bir başlangıç. Klasik kayıtlar kimliklerini ağır ağır pişirir; buradaki iniş bambaşka bir hız ölçeğinde. Ama asıl ayrıntı tepede saklı.

Şimdi diyeceksiniz ki klasikçi bir kalem pop listesine ne der. Fazla bir şey demez; merak eder. Çalma sayıları benim için hep yabancı bir dil olmuştur, nota yok ortada, ölçü yok. Ama dil çözülünce görülüyor ki sayılar da bir tür eleştiri yazıyor; hangi melodinin kulağa tutunduğunu hafızasına işliyor. Ben sadece tercüme ediyorum.

Tepede “Umrumdışı” var: 52 çalma ile açık ara önde. Hemen altında da “UMRUM DISI” duruyor; büyük harfler, noktasız i'ler, 30 çalma. Aynı şarkı. Arşiv onları ayrı satırlara yazmış. Birleştirilseler listenin zirvesi konusunda söylenecek kelime kalmazdı; zaten kalmıyor. Satırlar birleşmese de bu ayın yüzünün hangi şarkı olduğu gayet anlaşılıyor. Rakamlar el birliği ediyor, yazım dağıtıyor.

Bana kalırsa burada sessiz bir terslik var. Adında umurumda değil demeyi seçmiş bir şarkı, bütün parçalar içinde yalnız yazımı yüzünden çift kimlikle yaşıyor. Umursamadığını söyleyen şarkı; onu en çok umursayan, harfine kadar sayan arşiv oldu. Şarkının gururu söz konusu değil, bir kütüphane nezaketi bu. Yine de insan gülmeden edemiyor.

Bu dert arşivcilik dünyasına yabancı değil. Eski kataloglarda bir eser, baskı ve yazım farkları yüzünden ayrı raflarda bekler; sabırlı bir kütüphanecinin ömrü bu kayıtları birleştirmekle geçer. Bizim arşiv aynı derdi pop hızında yaşıyor. Parmak izini okuyan makineler kaynağı değiştirdikçe kimisi özenli bir “Umrumdışı” düşürüyor deftere, kimisi bağırır gibi “UMRUM DISI”. “HA LEYLIM” de aynı gürültünün içinde; “Kömür” ise sakin, noktası yerinde, kimseyi rahatsız etmiyor. Tür etiketi kısmı da çoğunlukla boş kalmış; arşiv şarkıların adını tutmuş, cinsini boş bırakmış. Aceleye gelmiş bir deftere benziyor; bazı sayfalar sonradan düzeltilir. Kim suçlu belirsiz; makine mi, kaynak mı, aradaki yol mu.

Bir de yoğunluk meselesi var. 214 çalmanın 52'si aynı parçaya çıkıyorsa, orada tesadüf aramak boşa. Radyoda bir şarkının böyle öne çıkması istatistikle değil alışkanlıkla açıklanır; bir melodinin kulağa tutunması, arka arkaya gelmesi, alışması. Karşı taraftan bakınca 31 farklı parça, bu sesin arşivde bir tekerleme olmadığını da söylüyor. Genişlik var, ağırlık tepede; dengeli bir tablo sayılır.

Listenin geri kalanı dağınık bir şiir gibi okunuyor: “Dağılıyorum Olaysız” 23 kez, “HA LEYLIM” 16, “Kömür” 13. Cetvel gibi dizdim, farkındayım; ama radyoda iş başka. Bir şarkı dağılmaktan söz açıyor, bir diğeri umursamamaktan; akşam üstüne akşam bindiriliyorlar. Dinleyici hangisini kendine yakın buluyorsa arşiv ona doğru ağırlaşıyor gibi görünüyor. Burada emin değilim. Belki kararı çalanlar veriyor, dinleyenler eşlik ediyor; bunları ayırt etmek bu veriyle kolay değil.

Program tarafında da tek renk yok. Kayıtlar üç program arasında bölünmüş; arşivimizde şöyle görünüyor: gece yayınında bir hâli var bu sesin, hit müzik tarafında başka bir hâli. Gece kuşağı yavaş olanını sever, liste kuşağı bilenenini; ortada aynı ad duruyor. Belki bu genişlik bir zenginlik değil, sık çalınmanın doğal sonucudur; sık çalınan her isim her listeye sıçrar. Emin olmak güç. Ben yine de bu dağınıklığa sıcak bakıyorum; aynı adın ayrı kuşaklarda ayrı karşılık bulması, radyonun hâlâ ortak bir mekân olduğunu hatırlatıyor.

31 şarkı, 214 çalma, eylül daha ortasında. Kalabalığın tamamı henüz görülmüş değil; keşfin bu kadarı bile “Umrumdışı”nın aslında ne kadar umrumda olduğunu gösterdi. Eylül bitmeden başka satırlar da birleşir, etiketler dolar, harfler düzelir belki. Yazımına dair hükmü sonra veririz. Şarkı zaten aldırmaz.

Bu yazı, Radyo Arşiv'in çalma listesi arşivinden elde edilen verilerle hazırlanmış, site editörü tarafından incelenip onaylanarak yayınlanmıştır.

İlgili program arşivleri

Diğer yazılar